Kaos Çocuk Parkı

Sanat Edebiyat Kolektifi

Sanat Edebiyat Kolektifi

Diğer Yazılar

  • in ,

    Poetika’nın Hata-İ Yolunda Kesişen Yollar – Eylem Hatice Bayar

    Bu yazı, Cemal Atay Genç’in Kaos Çocuk Parkı Yayınları’ndan çıkan son kitabı Poetika’nın Hata-i Yolu: Kırklar Cemi ve Derrida üzerine bir yazı olacak. Öncelikle karşılaştırmalı yazıları sevdiğimi ve zaman zaman bu türden yazılar yazdığımı söylemeliyim. Belki de bu nedenle ilk anda dikkatimi çeken kitabın ismi oldu: “Kırklar Cemi ve Derrida”. Her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğunu […] Yazıyı Oku

  • in ,

    “İlk yazıt” dokuzuncu şiir – Çayan Okuduci

    IX* strana ba ye dilşewat bareş dike dilê min e vekirî ra.rê yên ku gêr bûne kendal de   destgirîyên rêwîtiya dawî me qelebalixên min tune ne.e we ku siyên xwe hilgirtine û çûneez berepaş diçim.tesîrek mor digerim ji bo bilûra min a şikestî. bi serê xwe qefilî me,cemîdî hemû germayîev welat, welate tav vê ye […] Yazıyı Oku

  • in ,

    Son Taş – Özgür Zeybek

    Giriş; Yabancı’yı okudum. Meursault karakteri ile Cohen Biraderler’in “Orada Olmayan Adam” filmindeki Ed karakteri arasındaki benzerlik korkunçtu. Bizde olsa çalıntı derler. Coen’lerin esinlendiği açık ama iyi iş çıkarmışlar. Filmi sevmiştim, kitaba bayıldım.  Karakterler benzese de,  konu tamamen farklı. Oysa filmde de kitapta da asıl konu karakterler zaten. Asıl konu mu? İnsanların anlaşamadıkları da çoğu zaman […] Yazıyı Oku

  • in ,

    Sağanak günlükleri 1 – Aykut Akgül

    Kolları gökyüzüne düşmüş gibi sallanıyordu iki yanındaki boşluktan, dudaklarının arasından hışımla çıkan bir melodi çınlıyordu çenesinde, adım attıkça uzaklıklar ürkerek kaçıyordu sanki onun yakınlığından, oltanın ucuna takılmış tuzak bir solucan kadar hayattaydı, yeni inanışlar besliyordu umutları, kaybedişin diş etleri grileşmiş sabaha karşı kusmalarını siliyordu ağzından, onun insanlar arasındaki farkı, dibi zindan karasına bulaşmış bir kazanın […] Yazıyı Oku

  • in ,

    Unut – Özgür Zeybek

    “Unut” dedi annem. Parklarda, pencere kenarlarında ekmek kırıntıları toplayan güvercinler gibi saçlarımda gezinirken yaşlı eli; “Unut çocuğum bu kışta gelmeyecek o, Hiç değilse bir daha ki kışa kadar unut”… Küçüktüm. Büyürsem, başımın gökyüzüne çarpacağından korkacak kadar küçük ve inatçı… Her hafta sonu evimizin önündeki küçük çocuk parkında, paslı zincirlerinin ellerimi boyadığı salıncakları boşken sallamak en […] Yazıyı Oku

  • in ,

    1915 Çanlar Hiç Susmadı – Lokman Kurucu

    çocuktumdört din kadar geniş avlumuzdakomşu çocukların sünnet düğünleri ve dağılan yemekler, çekilen halaylar çocuktum çamurdan oyuncakların hatırı için sünnet olmak isterdim ben debir kilise önünde çanlar hiç susmadı çocuktumannem, çok anne ile karışıpbir çok mezara anne olmaya gittibabam mezarsız, babam, ah paşam !sünnet ettiler beni bir caminin önündene yemekler ne çekilen halaylar çanlar hiç susmadı […] Yazıyı Oku

  • in , ,

    Nostalji ve Ütopya: Angola Çağdaş Sanat Pratiğindeki Sosyalist (Sonrası) Durum Hakkında – Nadine Segiert

    Çev. Emre Hepdeniz Afrika sosyalizmi ve onun estetik pratikleri Sovyetler Birliği’nin parçalanması ve Berlin duvarının yıkılmasını izleyen sessizlikten ancak yaklaşık yirmi yıl sonra yeniden ilginç bir boyut kazanmıştır. Bu makalede özellikle görsel düzeydeki kalıtları da beraberinde olmak üzere Angola’da sosyalizmin estetiğinin bölgesel gelişimine, sosyalist geçmişle eleştirel ve nostaljik bir ilişkiye sahip bir olgu olarak bakacağım. […] Yazıyı Oku

  • in ,

    Herkes Cebine Baksın – Lokman Kurucu

    Çocuk, her gün köy meydanına bir ateş yakar ve o ateş sönene, kül olana dek ateşin önünde ağlar. Köylüler, boşluğu herkesi yutabilecek uçlarda olan bu ateşin tam olarak ne anlama geldiğini bir türlü çözemezler. Boşluk tüm sınırlarını ihlal etmeye başlayınca toplanırlar. Kimi çocuğun ermiş olduğunu söyleyerek konuyu kapatır kendince. Kimi şeytan der, kimi cin, kimiyse […] Yazıyı Oku

Daha fazla yükle
Yazıların Sonuna Ulaştınız!
Back to Top
Close