Kaos Çocuk Parkı

Sanat Edebiyat Kolektifi

Sanat Edebiyat Kolektifi

Diğer Yazılar

  • in ,

    Unut – Özgür Zeybek

    “Unut” dedi annem. Parklarda, pencere kenarlarında ekmek kırıntıları toplayan güvercinler gibi saçlarımda gezinirken yaşlı eli; “Unut çocuğum bu kışta gelmeyecek o, Hiç değilse bir daha ki kışa kadar unut”… Küçüktüm. Büyürsem, başımın gökyüzüne çarpacağından korkacak kadar küçük ve inatçı… Her hafta sonu evimizin önündeki küçük çocuk parkında, paslı zincirlerinin ellerimi boyadığı salıncakları boşken sallamak en […] Yazıyı Oku

  • in ,

    1915 Çanlar Hiç Susmadı – Lokman Kurucu

    çocuktumdört din kadar geniş avlumuzdakomşu çocukların sünnet düğünleri ve dağılan yemekler, çekilen halaylar çocuktum çamurdan oyuncakların hatırı için sünnet olmak isterdim ben debir kilise önünde çanlar hiç susmadı çocuktumannem, çok anne ile karışıpbir çok mezara anne olmaya gittibabam mezarsız, babam, ah paşam !sünnet ettiler beni bir caminin önündene yemekler ne çekilen halaylar çanlar hiç susmadı […] Yazıyı Oku

  • in , ,

    Nostalji ve Ütopya: Angola Çağdaş Sanat Pratiğindeki Sosyalist (Sonrası) Durum Hakkında – Nadine Segiert

    Çev. Emre Hepdeniz Afrika sosyalizmi ve onun estetik pratikleri Sovyetler Birliği’nin parçalanması ve Berlin duvarının yıkılmasını izleyen sessizlikten ancak yaklaşık yirmi yıl sonra yeniden ilginç bir boyut kazanmıştır. Bu makalede özellikle görsel düzeydeki kalıtları da beraberinde olmak üzere Angola’da sosyalizmin estetiğinin bölgesel gelişimine, sosyalist geçmişle eleştirel ve nostaljik bir ilişkiye sahip bir olgu olarak bakacağım. […] Yazıyı Oku

  • in ,

    Herkes Cebine Baksın – Lokman Kurucu

    Çocuk, her gün köy meydanına bir ateş yakar ve o ateş sönene, kül olana dek ateşin önünde ağlar. Köylüler, boşluğu herkesi yutabilecek uçlarda olan bu ateşin tam olarak ne anlama geldiğini bir türlü çözemezler. Boşluk tüm sınırlarını ihlal etmeye başlayınca toplanırlar. Kimi çocuğun ermiş olduğunu söyleyerek konuyu kapatır kendince. Kimi şeytan der, kimi cin, kimiyse […] Yazıyı Oku

  • in ,

    Paramparça – Çağrı Topsöken

    Kırmızı bir 124 çocukluğum boyunca sokağın başında anlamsızca durmaktan hiç vazgeçmedi. Evimin hemen karşısında adını bilmemekte ısrarlı olduğum bir ağaç vardı. Böyle, beyaz beyaz bir şeyler dökerdi bazı vakitlerde. Bu vakitlere sonbahar denilirdi heralde. Bacadan tüten dumandan karbonmonoksit zehirlenmesine uğrayacak olan Noel Baba hiçbir zaman gelmedi bize. Yağmur da öylesine aksi yağardı ki, pencereden dışarıyı […] Yazıyı Oku

  • in ,

    Bir Avuç Badem – ALi Kıvrak

    Cezaevinin arka kapısından giren ziyaretçiler sıra halinde kimlik kontrolünden ve üst aramasından geçirilerek salona alınıyor, devasa salonu orta yerinden ikiye ayırmış izlenimi veren, onlarcasının yan yana dizilmesiyle oluşturulmuş  upuzun masanın karşı tarafında yerlerini alıyor, az sonra salona alınacak mahkumları görmenin heyecanıyla bekleşiyorlar. Gözler duvarda asılı saatte, yüreklerde ha geldi ha gelecek kaygısı. Ufak bir gülümsemenin […] Yazıyı Oku

  • in ,

    Değersiz Şeyler – Chaotica

    Suratıma eğildiler. Hepsinin yayvan suratlarında tarlaya düşmüş göktaşının açtığı delikler gibi duran, gülümseyen flu ağızlar… “Yarabbim” diyor görenler “Bu nasıl güzellik, nasıl yaptınız bunu?” Annemin ya da babamın kucağındayım, birkaç günlük gözlerle emin olmak zor. Kundaklıyım, elimi ayağımı kıpırdatamadığım için boynumdan aşağısı felç duruma getirilmiş. Sadece soluk benizli sarı yüzüm tahta kaşık sırtı gibi görünüyor. […] Yazıyı Oku

  • in ,

    Ji bo Pirsus e Gezî ye – Çayan Okuduci

    sê ling hiştin ev kuçikandûr û dirêj bûn rê me fedîkir ji du pê î bi yek fîşeng dan femkirin me famkirhatiye xapandin mejiye mişke mepisîk ne heftruhî ne  berdane asîman li her rawestgeh e me dîtminare tên alî te, qesr ji te rekevok ne azad in  li pişt de lê dan zarokno! me famkir tu mezinî xwedêo […] Yazıyı Oku

Daha fazla yükle
Yazıların Sonuna Ulaştınız!
Back to Top
Close