in ,

AÇIK ÇAĞRI – KAOS ÇOCUK PARKI

Söylenmemiş şeyler var! 
Söylendiğine inandığın şeyler! 
Yeterince söylenmeyen şeyler var!
Çok fazla söylendiğine inandığın şeyler!

Kalbini deş, o delikten çarşılara, caddelere, sokaklara, köylere, tarlalara bak!

Bize sabahın beşlerinde uykuyu, rüyayı ve rüzgârı delerek köle taşıyan çirkin otobüsleri, bok kokan minibüsleri, metroları, taksileri…
Kölelerin açılmamış gözlerini, henüz oluşmamış burunlarını, bakır ellerini, kireç ayaklarını, demir kafalarını hadi! 
Balyoz gibi vur kalemini o demirlere! Beyinlerini aç, evrimin nerede durduğunu göster!

Bize var olan bütün Tanrıların maymun tanrısını!

Köylere dal, atlarla, tavuklarla, koyunlarla konuş; cehennemin “insan” olduğunu öğren.
İnsanlığı bırak, hayvan ol!

Bize hayvanlığı anlat!

Fabrikalara gir, tütünün kederleri nasıl halaya kaldırdığını gör. Ağza alınmayacak küfürleri ve isyanları ruhuna al! 
Bize devletin ve adaletin yok edemeyeceği öfkeyi anlat!

Şiddeti sev,
Edebiyatı elden bırakma!

Bize korkuya park edilmiş arabaların çatlak camlarının ardında eroin titreyen adamların çocuk önlüklerine bölünmüş ruhlarını, o önlüklerin içindeki kalplere sığmayan kırıklarını…

İllegali yeniden tanımla! 
Legali yeniden!

Sokakları yokluk, yokluğu kıyamet dolduran memur iblisleri, onların korku kadar geniş ceplerindeki uçurtma kırıklarını, binlerce tahta kundakları, nice bahardan çaldıkları gökkuşaklarını…

Hırsızı bırak, hırsızlığı anlat!

Bize kaldırımları…
Kaldırımları toprağa kimin tükürdüğünü.
Tecavüz kanlarını sattıkları mendille bedenlerinden temizleyen İsa’ların tinerle, pıtla, bonzla temizlenemeyen ruhlarını.
Gece yarısı burunları baliyle Allah’a yapışmış jiletleri. 
O jiletlerin üstünden atlayan insansız ayakları.
Tüm o ayakları, jiletleri dört duvarlara ya da mezarlara gömerek hayatın bir daha kanamayacağına inandıran maaşlı peygamberleri ve onların havarilerini!

Yalanı yut, yalancıyı anlat!

Çocukken sevilmemiş, büyüyünce görülmemiş, patlayınca duyulmamış -ki tanrıya rakip bir sırta verip sırtlarını- köleleri kölelerden ayıran, onları birbirinden koruyan, böylelikle olmamaktan, olamamaktan kurtulduğunu sanan resmi silahları!

Yasal olanın çocukluğundan bahset bize! 
Lanet sok Freud’a!

Erkeği öldür, kadını öldür! 
Erkekliği ve kadınlığı reddedenlerin umutlarında ara erkek veya kadın olmakla kaybettiklerini! 
Erkek ve kadın, asker ve namus üreten ailenin, toplumun ve devletin şerrinden cinsiyetsizliğe sığın. Ondan merhamet dile!

“Kir”e gir, kirliliği anlat bize!

Evlerin içine gir, içindekilerinin içine. 
“Aile” denilen çocuk öğütme şirketlerini.
Kurumsallaşmış çocuk tecavüzlerini, ensesti!
Gülden kafesleri, “sevgi” adı altında pasifleştirilmiş, bağımlı hale getirilmiş, uçmanın ve öfkelenmenin unutturulduğu beyinleri.

Cinayeti çöz
Bize katilliği anlat!

Annenin kötülüklerini, 
Anneliğin bilerek ya da bilmeyerek yüzyıla taşıdığı kötülükleri.
Baba denilen iktidarı ve bizi bu iktidara kurban olmayı emreden büyük babayı…

Kutsalı bırak
Bize şeytanı anlat!

Travmalarını, yüzleşmekten kaçtığın karanlık yönlerini.
Eğmeden, bükmeden tüm bu cehennemden senin de sorumlu olduğunu, belki de en büyük suçun sende olduğunu!

Kendini önemsemeyi bırak!
Bize canavarlığını..!

Burası dip!
Buradan düşeceğin bir yer yok!

Bize gerçeği anlat!
Bize gerçeği anlat!
Bize gerçeği anlat!

LOKMAN KURUCU

Dip Şiir Edebiyat Dergisi Çalışmalarınızı Bekliyor:

dipsiirdergisi@gmail.com

Yeşilçam Tutkusu – Adnan Yarar

Mamoste – Ali Kıvrak