Diğer Yazılar

  • Gizli Ferman – Ferzan Güneş

    “Bir eski İstanbul zamanında, dönemin halifesinin gördüğü bir rüya üzerine aşk yasaklanır. Ve aşkın yasaklandığı bir dünyada gözlerini açmış insanların, başlarına gelecek ilginç olaylardan haberleri yoktur. Birbiri ardına gelişen absürt olayların, keskin ama alaycı bir görüşle desteklendiği çarpıcı bir anlatımla karşımıza çıkıyor Ferzan Devrim. Büyülü gerçekliğin izlerini sürmüş ama asla kendi özgünlüğünün dışına çıkmamış bir […] Yazıyı Oku

  • Düşgezen İzler Atlası – Özgür Çelik

    Yeni coğrafyalar keşfedeceğimHenüz acılara bulaşmamış bir iklimleVe dünyayı ilk defa keşfeder gibi bakacağım sanaŞimdi parçalanmış bir aynadan bakıyoruz gerçeğeYalana çok yakın ellerimizYürümenin erdemli olduğu yollarda,Kalbimiz 240 km hızla çarpacak mutsuzluğaDarmadağan olacağızKıvrılıp yalnızlığımızın türküsüneUzun uzun dinleyeceğiz olup biten onca kötülükleriGeçmek bilmez bir kalp ağrısıyla Sipariş İçin: https://www.shopier.com/ShowProductNew/products.php?id=1377154 Yazıyı Oku

  • Palyaçolar, Pembeler ve Morlar – Esra Şenyüz

    “Çocukluğumuzdan bu yana bazılarımız bu simülasyonun içlerinde kıvrandı, bazılarımız hafife aldı, korktu belki kuyuyu anmaktan. Ne yazık ki yüzleşme istedi hayat bizden, aynı olma direncimiz, başka olmanın yüzeyselliğini ve kendi olmanın zararsızlığını göstermek istedi. Kendi tırnağımızla kendi nar ağacımızı budamamızı istedi. Varlık ve yokluğumuzun urganını dokumamızı ve bir rüzgarda o urganın ucunda sallanmamızı istedi. Şimdi […] Yazıyı Oku

  • Bir Haziran Gecesi: Stonewall Devrimi’nin Biyografik Çözümlemesi – Diren Demir

    “27 Haziran 1969 gecesi, sıcak ve nemli bir geceydi…” “İnsan gerçekliğinin tanınmadığı faşizan süreçlerde, tarihin her noktasında plansız bir direniş, açığa çıkmayı bekleyen doğal bir isyan beklemektedir. Cinsel özgürlüğün dönüm noktalarından biri olan Stonewall Devrimi, tüm bu plansız devrimler tarihinin belki de en etkili, en radikal ve en keskin dönüm noktası olmuş; 3 gece içinde […] Yazıyı Oku

  • Zamana Baktım Petrarca – Mehmet Akif Tutumlu

    Edebiyatla felsefenin kesiştiği bu denemelerde Mehmet Akif Tutumlu, bir yandan  Pessoa, Dickinson, Brecht gibi şairlerin şiirlerinde varlığın sessizliğine kulak veriyor, bir yandan dizelere, Clarice Lispector tarzı sözcüklere sirayet etmiş olan hiçliğin ruhu ile kendi varoluşu arasında köprüler kurmaya çalışıyor. Şair, denemeci, eleştirmen Tutumlu, bu varoluşsal yolculukta; şiir-felsefe, şair-mutsuzluk, akıl-delilik, intikam-adalet gibi kavram ve temalara yeni […] Yazıyı Oku

  • Dehliz (Toplu Şiirler) – A. Galip

    Uzaktakinin ya da en yakındakinin merakla daldığımız nehirlerinden çıkmamak, çıkamamak; başkasının evrenine saplanıp kalmak sadece şiirde değil hayatın her alanında kendimizi tekrarlamaya yol açıyor. Tekrar, öfkeyi ve en önemlisi neşeyi bile mekanikleştirir. Ve içtenliğin bittiği ve dolayısıyla isyan etmekle boyun eğmenin, isyan edenle boyun eğenin aynı kalıba girdiği karanlık yer işte burası! Burada her şey […] Yazıyı Oku

  • Ne Güzel Suçtur Öfke – Lokman Kurucu

    Kurucu dizelerinde gezinmek, devletin ıslah edemediği mahallelerde gezmek demektir. Her an bir küfür yiyebilir, bıçaklanabilirsiniz, bir çukura düşüp boynunuzu kırabilirsiniz. Onun şiirlerini okurken ekrandan izleyip dehşete kapıldığınız hayatların tam da içine düşebilirsiniz. O’nu sevmeyin, şiirlerindeki saf vahşeti hissedin yalnızca. Chaotica İnternetten Sipariş İçin : https://www.shopier.com/ShowProductNew/products.php?id=1275127 Yazıyı Oku

  • Adımlar Sağanak – İsmail Afacan

    İsmail Afacan, ilk şiir kitabı Adımlar Sağanak’ta kendi sevda tarihini yazan âşıkların, iyi huylu olduğu için denize ulaşamayan akarsuların, yeniden keşfedilmesi gereken coğrafyaların, çok uluslu düşlerin şiirini yazıyor. Şiirlerden bir atlas hazırlıyor İsmail Afacan; bu atlasta gecenin öykücüsü sokak lambaları, savaş yorgunları, işçi soluğuyla ısınan fabrikalar, sevda anızlarını yakanlar nefes alıyor. Adımlar Sağanak, hassasiyet ve […] Yazıyı Oku

  • Çocuklar ve Maskeler – Özgür Zeybek

    uyumak, ihtiyaç değilcesaret isteryakılıp yıkılan bir şehirdedeğilsen eğeranlayamazsınbabasından uzakta ölençocuğun çıkardığı sesianlayamamanlayamazsın. anlamayacaklar. Yazıyı Oku

  • Üç Ayın Kırk Ayini – Mesut Aşkın

    Gövde’nin / yüzün / bakışın kendinden koptuğu biricik mekân aynadır. Aynada bakılan yüz / gövde, öteki bakıştan mahrum olduğu için: duruşunu onaramaz, o bakıldığı halini ‘bakış’ın uzağında bulamaz. Öyleyse gövde / yüz kendini nasıl bilecektir? Bilemeyecektir. Yani gövdemiz / yüzümüz bilmemizin krizidir. Gövde / yüz ve bilinç bu yüzden, birbirine teması aynada değil belki şiirde […] Yazıyı Oku

  • Kitap Örgütü – Thalless Al Rhazess

    Artık kimin ne söylediğinin, ne kadar doğru söylediğinin önemi yok. Neyi, kimin, neden söylediğinin önemi var. Bilgi köleliği burada başlıyor. Bilgi köleliğini de reddediyoruz. Tüm modern ve geleneksel kurumları da. Tüm değişim araç ve modellerini de. Tüm üretim araçları ve modellerini de. Tüm mülkiyet ve varoluş biçimlerini de. Tüm modern ve geleneksel duygulanım ve dolayım […] Yazıyı Oku

  • Sonsuz Manevra – Mert Soner

    Sanırım, ana rahmine düştüğü andan itibaren şiiri duymaya, bilmeye başlamış bir şair.İşin güzeli, bu orijinden kopmaya pek yanaşmayan bir kararlılıkla dilinin inşasına devam etmektedir. Varlık sahasının organik yapısına simülasyonu ve gerçek dışılığı dayatan kapitalist moderniteyi ve ondan türemiş dilin ve kültürün sadra şifa olmayan naylondan gerçeğini erken yaşlarda fark etmiş olmasına rağmen; diyalektik ilkelere yaslanan […] Yazıyı Oku

Daha fazla yükle
Yazıların Sonuna Ulaştınız!