Diğer Yazılar

  • İki Roman Arasında – A.Galip

    Önce başlığı esinlendiğim kaynağı söylemeliyim. Tarih profesörü Cemal Kafadar, Osmanlı İmparatorluğunun kuruluşunu açıklayan tarih çalışmalarını konu edindiği eserine İki Cihan Aresinde adını verir(Between Two Worlds: The Construction of the Ottoman State). Aslında bu söz Hacı Bayram-ı Veli’nin bir nefesinde geçer. “Çalabım bir şar yaratmış/İki cihan aresinde/Bakıcak didar görünür/Ol şarın kenaresinde”. Anadolu’daki onca beylik arasında Osmanoğullarının […] Yazıyı Oku

  • Sanatta ve Sanatla Gerçekten (!) Var Olamayan Kadın – Neslihan Yalman

    Bazen algılarımız, okuduklarımız, deneyimlerimiz ve yapıyı şekillendiren süreçler dahilinde, kafamızda fikirler oluşuyor. Teknoloji çağında yaşadığımızdan ötürüdür ki, birçok fikri birlikte taşıyabiliyoruz. Ardından, birine ya da birkaçına yoğunlaşıp, onun üstünden harekete geçebiliyoruz. Bu anlamda, devreye her Türk insanında olduğu gibi iki durum giriyor: İfade ve vicdan… İlki bizim dünyaya bakışımızı, kendimizi özgürce aktarışımızı anlatırken, ikincisi biraz […] Yazıyı Oku

  • Şiirin Matematiği – 1 – Hakan Unutmaz

    TURGUT UYAR’IN “TÜRKİYEM”İNDE “TURNA”LI DİZELERİNİN FONETİK-SEMANTİK İLİŞKİSİ ÜZERİNDEN İNCELENMESİ Modern yaşamdan bir nebze olsun düş aracıyla kurtulmak isteyen bazı yazar/şairler, zaman zaman aynı tamlayanlı araçlarına atlayıp kent içinden kırsala yönelmişlerdir. Doğası gereği köy komününe içten kodlanmış olan insanoğlu, betonlaşmadan sıyrılarak huzuru bulacağını hissettiği tabiata cismen olamasa da aracılarla, imgelerle ulaşabilir. “Modern yaşamın tüketim kalıpları içinde […] Yazıyı Oku

  • İsmet Özel Hastaymış – Nevruz Uğur

    İnsanlar, 1973 öncesi sağlıklı genç devrimci halini ve ancak bir dehanın yazabileceği  şiirleriyle  edebiyatımızın  şiir adına kazanımı olarak gördükleri bu adamın belli bir tarihten sonra uzun süredir saplandığı hastalıklı, geri, faşizan aklına bakınca , keşke dünyaya gelmeseydi dediler. Sürekli ilgi çekmek ve farklılık adına bir ürettiği poetik  değerlerin ve güzelliğinin altında sapkınca  bitişini görmenin şaşkınlığını […] Yazıyı Oku

  • Locke’un ‘Bellek’ Teorisi: “Aşk Kayıtları”, “Nazire”, “Geçerken” Odağında Söylem Olarak Enver Topaloğlu Şiiri – Koray Feyiz

    1990’lı yıllar şairi Enver Topaloğlu aklın, yalnızca düşünmek için özel olarak eğitildiğinde gerçeği bulma yeteneğine sahip olduğuna inanıyor; eğitimi bu aklın disiplini olarak düşünüyor. İlk epistemolojik kitabı Yakamoz ve Tebessüm’dür.  Bu ilk kitap ve ardından gelen Kristal Kral, Divane ve Aşk Kayıtları adlı kitaplarında şair, kendimiz de dâhil olmak üzere dünyayı  algılayış biçimimizin, dünyayı  tecrübe  etme  yöntemlerimiz tarafından […] Yazıyı Oku

  • İntihar: Uyanmak Mı, Uyuyakalmak Mı? – Ayfer Feriha Nujen

    Gençken benim de aklımdan hiç çıkmazdı ölüm. Ben düşünmesem bile, o sadece bir fikir değildi, hep bir yolunu bulurdu aklımdan geçmenin… Bir ilkokul sırasında bile bunu düşündüğümü hâlâ hatırlarım. Her fikir böyledir biraz, ısrarla sığmaz da bir cümleye, bir de eylemlenir ve vücut bulmak ister. Boşluğu dolduran o görünmezliğin negatif enerji olduğunu öğrendiklerinden beridir insanlar, […] Yazıyı Oku

  • Yeşilçam Tutkusu – Adnan Yarar

    “Yazlık sinemalar” dönemini 2 kuşak farkla kaçıran benim de dâhil olduğum 1980 sonrası doğanlar için sinema filmi demek, tek kanallı dönemde kış mevsiminin soğuk zamanlarında pazar günleri yapılan hafta sonu banyosunun ardından gürül gürül yanan sobanın başında ısınmaya çalışırken kızarmış yanaklarla TRT beyazcamından kimisi siyah beyaz, kimisi de renkli Türk filmleri izlemek demekti. Battal Gazi’nin […] Yazıyı Oku

  • Roma Açık Ödüller Şehri – Cengis Asiltürk

    Roma filmine muhtemelen çok ödül verilecek. Ancak o film bir tek ödüle bile layık bulunursa, sinema sanatı adına fazlasıyla üzülürüm. Duygu sömürüsüne dayalı olan Roma filmini siyah-beyaz yapma nedenini yönetmen bir tercih(!) diye savunuyor. Kim bilir kaç kişi inandı buna? Alfonso Cuaron (gören gözlerin hemen fark edeceği gibi) renkli görüntülerin (tabi bu filmle sınırlı olarak) […] Yazıyı Oku

  • Şiir ve Fuhuş – Fuat Çiftçi

    Cioran, Çürümenin Kitabı’nda “Felsefe ve Fuhuş”adlı yazısında, hayat kadınının kaldırım kuşkuculuğundan söz açarak, onu her şeyden kopmuş ve herkese açık olarak tanımlar. Hayat kadınının her vesilede tutum ve çehre değiştirdiğini, ticari bir tasayla sahte iniltilerini esirgemediğini, etrafına aydınlanmış ve sahte bir bakış yöneltiğini söyleyen Cioran, hayat kadınının gözünde tüm insanların müşteri olduğunu, onların insanlar ve […] Yazıyı Oku

  • Hakuna matata !… – İlyas Tunç

    Kitle iletişim araçlarının olağanüstü geliştiği bir çağ bu! Çoğunluğunun şiir okuyucusu olduğu bir toplumda yaşamak isterdim. Ne var ki şiir kitlelere ulaşamıyor,okunmuyor. Aslında, Homeros‘tan buyana, tarihin hiçbir döneminde şiir kitlelere ulaşan bir sanat dalı olmadı.Öyleyse, mitolojilerin öldüğü bir çağda benimkisi bir ütopya. Ya, ütopyam da ölürse! Suçlu kim? Bazılarına göre şairler,bazılarına göre okurlar, bazılarına göre […] Yazıyı Oku

  • Şair ve Edebiyat Kuramı – Soner Demirbaş

    “Şair ağacın karşısında durur.Ağacın karşısında durur, ama aradığışey kuşkusuz ağacın ötesindedir.” Marcel Proust                                                                                     […] Yazıyı Oku